Muzaffer Yurttaş I Operatör Doktor


Kanserli Hastalarda Beslenme!

Kanserli Hastalarda Beslenme!

01 Ocak 1970

Pek çok hastalığın tedavisinde beslenme ve diyetin rolü artık bilimsel kanıtlarla ortaya konmuş durumdadır. Ancak ne yazık ki pek çok hekim hastaya beslenme konusunda yeterli bilgi vermeye zaman ayırmamakta, bu konuyu es geçmekte, ya da konuyu bir diyetisyene sevk ederek üzerindeki sorumluluğu atmaya çalışmaktadır.

En basit grip ya da soğuk algınlığından tutunda kanserli hastalara kadar tüm hastaların tedavisinin yanında beslenmenin ve destek gıdaların rolü bir kenara atılamayacak kadar önem arz etmektedir. Ne yazık ki, kanser tedavisi ile uğraşan uzmanların çoğu kanser ve beslenme konusunda inatçı bir tutumu ısrarla sürdürmekte, kanser tedavisi gören hastaların beslenmeyle ilgili sorularını “ne yerseniz yiyin fark etmez” cümlesi ile yanıtlamaktadırlar.
 

Bu şekilde olaylara yaklaşmak çok yanlış bir yaklaşım tarzıdır. Bir “umutsuzluk kültürü” olarak gördüğüm bu “ne yersen ye” umursamazlığından uzak durmalıyız.  Beslenmenin kanserden korunmada olduğu kadar tedaviye destek olup yaşam süresini uzatmak ve hayat kalitesini yükseltmek bakımından etkili olabileceğini gösteren sayısız delil var.

Kanserli birine yardım sadece kemoterapi, radyoterapi veya cerrahi yaklaşımlarla sınırlandırılamaz. O insanın yaşam tarzı incelenmeli, bedensel ve ruhsal beslenmesine de yardımcı olunmalıdır. Tabii ki bundan dolayı hasta ve yakınları ziyarete gelenlerin yeme önerilerini ya da sağdan soldan duydukları pek çok destek ürünü ya da gıdayı yedirmeye çalışarak bir nebze olsun görevlerinin yapmanın gayreti içine girmektedirler.

Bu konuda kesinlikle hekimlere büyük sorumluluk düşğü kanaatindeyim. Hastanın beslenmesi, destek olarak verilecek gıdalar, eksik olan mineral ve vitaminlerin yerine konulması, hastanın uykusu, içeceği suyun özellikleri ve miktarı, çevre koşullarının iyileştirilmesi, hasta yakınlarının tutum ve davranışları konusunda eğitilmesi kanser hastalarının hem konforunu artıracak, hem dirençlerini geliştirecek, hayata bağlılıklarına büyük katkısı olacaktır.

Kanserli hastalarda öncelikle genel kan tetkikleri ile eksik olan mineral ve vitaminler tespit edilmeli, uygun gıdalar ve destek ürünlerle yerine konulmalıdır. Kansızlık var ise ona karşı beslenme önerileri verilmelidir. İmmün sistemi güçlendirecek verilmelidir. Barsaklarda kabızlık var ise çözülmelidir. Uyku problemine yönelik destek olunmalıdır. Anksiete ve panik için gerekli öneriler yapılmalıdır. Yeterli protein alımı sağlanmalıdır. Halsizlik ve yorgunluk var ise takviye ürünler ile giderilmeye çalışılmalıdır. Vücutta ödem var ise ödem atıcı gıdalar verilerek çözülmelidir. Omaga 3, Koenzm Q 10, B 12 vitamini, D vitamini gibi destek ürünlerin uygun olanlarını doktor kontrolünde kullanılmasında büyük yarar vardır.

Kemorterapi sırasında yanlış beslenme, mide şikayetlerinin yanı sıra aşırı kiloya da yol açar. Şekerli ve unlu gıdalar bunun en önemli nedenidir. Esmer şeker tercih edilmeli, beyaz ekmek yerine tam buğday unundan yapılmış çavdar ekmeği tüketilmelidir. Katı veya iç yağ, margarin kullanılmamalıdır. Yağ olarak  zeytinyağı tercih edilmelidir. Bol su içilmesi önemlidir.

Fazla süt ( günde 1-2 bardaktan fazla) ani kan şekeri düşüşü ve yükselişi yaratacağından tavsiye edilmez. Onun yerine 250 gr – 500 gr arası yoğurt veya ayran çökelek olabilir. Kırmızı et miktarı azaltılmalıdır. Protein; beyaz et, peynir, baklagil gibi diğer protein kaynaklarından alınmalıdır. Aşırı yağlı ve ağır yemeklerden uzak durulmalıdır. Şeker oranı yüksek gıdalar tercih edilmemelidir.

Kanser hastaları vücudu aşırı yormayan ve zevk alabilecekleri sporları tercih etmelidir. Cilt kuruluğuna karşı bol su tüketmelidir. Suyun tadından rahatsız olan hastalar bitki çayları içebilir. Hastaların tedaviye destek olduğuna dair bir kanıtın olmadığı veya içinde ne olduğundan emin olunmayan ürünler asla kullanılmamalıdır.

Beslenmenin bağışıklık sistemi üzerine etkisi bulunmaktadır. E vitamini ve selenyum gibi antioksidanlar, A vitamini, D vitamini, çinko, linoleik asit ve omega-3 yağ asitleri gibi beslenme faktörleri bağışıklık sisteminin işlevlerini düzenlemektedir. Kanserli hastaların beslenmelerinde bu faktörlerin yeterli miktarda alınması yararlıdır. Beslenme planı için bu konuda deneyimli bir uzmandan yardım istenebilir.

Sonuç olarak tüm hastalıklarda olduğu gibi kanserli hastaların beslenmesi tedavinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Hastaya “ne yersen ye” gibi bir yaklaşım ile cevap vermek bu konuda yapılacak en büyük hatadır. Ancak şu da unutulmamalıdır ki, sağlık konusunda hiçbir bilgisi olmayan, eğitimini almamış kişilerin hazırladıkları ve içinde ne olduğu bilinmeyen karışımları da kullanmak ondan daha büyük bir yanlışlıktır. Denize düşen yılana sarılır hesabı kanserli hastalara gerekli zamanı ayırmayan, hasta ve yakınlarını yeterli aydınlatmayan hekimler hastalarını bilinçsiz kişilerin kucağına atmakta, sağlıklı bilgiyi alamayanların bir şekilde bu bilgiyi elde ederek yanlış yollara sapmasına neden olmaktadırlar. Tüm hastalarımıza acil şifalar diliyorum.

                                    Dr. Muzaffer Yurttaş

                                       Genel Cerrahi Uzmanı


Yukarı