İslam’da Kişisel Gelişim & İnsani Kamil Yolunda!

  • blog-image 1

1)Kişisel gelişim kavramlarına ve tavsiyelerine inanç ve kendi kültürümüze göre bakmak mümkündür. Kişisel gelişim siteleri ve kitapları genellikle sadece bu dünyada huzur, mutluluk ve başarıyı ararken, İslam’ın amacı hem dünya ve hem ahiret huzur ve mutluluğunu sağlamaktır.

 

2)Kişisel gelişim kitapları mutlu insanı, başarılı insanı gaye edinirken, İslam “İnsan-ı Kamil” ve olgun insan modelini gaye edinir. Birinde yapmacık tavırlar ve maskeler hakimdir, diğerinde ihlas ve samimiyet hakimdir. Birinde hep birilerine şirin görünmek gayreti varken, diğerinde Hakk’ın rızasını kazanmak ve “her nasıl isen öyle görünmek” vardır.

 

3)İslam’da yaratılış gayesine uygun yaşamak varken kişisel gelişimde daha çok kazanmak, daha büyük makamlara çıkmak gayreti vardır. Olgun insan, “İnsan kimdir? Bu dünyaya neden gelmiştir? Bu hayatta bizden beklenen nedir? Dünya hayatının anlamı nedir?” sorularına cevap aramakla meşguldür.

 

4)İnsan-ı Kamil, din ve diyanet adına örnek bir modeldir. İman, İslam, ihsan onun yol ve yörüngesi, Allah rızası hedefi, Hakk’ı sevdirmek vazifesi, Cennet ve Cemalullah da kulluğunu onlara bağlamamak kaydıyla, bu düşünce ve aksiyonun sürpriz semereleridir.

 

5)Kişisel gelişimde bencil ve egoist bir düşünce hakim iken; İnsan-ı Kamil, her zaman başkalarına yardımcı olmak ve marifet ufkunu yükseltecek bilgi peşindedir. Birisinde önce can, diğerinde önce canan ve diğergam olmak vardır. Birisi nefis fayda merkezli düşünürken, diğeri başkalarına hizmeti ve faydayı esas alır.

 

6)Kişisel gelişimdeki kişi, tavır ve davranışlarında “Bana ne faydası var? İnsanların nasıl beğenisini kazanırım?” düşüncesi hakimdir. Kamil insan ise, her davranışını Hakk’ın hoşnutluğu ile irtibatlandırarak, hep O’nunla oturur kalkar, O’nu düşünür, her tavrı ve her beyanıyla O’nu hatırlatır ve Hakk’ın ve hakikatin temsilcisi olarak yaşar.

 

7)Kişisel gelişimde “ben” merkezli bir düşünce hakimdir. İnsan-ı Kamil “biz” eksenli yaşamasını bilen ve ashabını düşünen bir tavırla hareket eder. Kamil insan, kendi hatalarına karşı savcı, başkalarının hatalarına karşı hakim kesilir. Kişisel gelişimde sürekli bir rekabet düşüncesi varken, İnsan-ı Kamil “ensar” tavrı ile başkalarına destek olmak, dostuna yol göstermek, ikramda bulunmak için çaba sarf eder.

 

8)Kişisel gelişimci kendi olmak, üstün ve farklı olmak için var gücüyle mücadele eder. İnsan-ı Kamil, her işinde Allah’ın yeryüzünde halifesi olduğu bilinci ile hareket eder ve o her işini bu görev şuuru ile mükemmel yapma gayreti içinde bulunur. İnsanların ona sevgi ve saygısı, Hakk’a karşı saygı ve sevgi binası üzerine kurulur.

 

9)Kişisel gelişim insanı zorlayan, bıktıran, zaman zaman çaresiz bırakan ve insanı olağanüstü bir konuma ulaştırmaya çalışan bir metot içerir. İnsan-ı Kamil yolunda insan olma, kul olma, mizaca uygun bir şekilde davranma vardır. Kişisel gelişimde özgüven zehirlenmesi riski varken, İslam’da alçak gönüllülük ve gerektiğinde aciz bir kul olma bilinci vardır.

 

10)Kişisel gelişim sürekli yükselmek, sürekli performans peşindedir. İnsan-ı Kamil ise itidal, verimlilik, denge peşindedir. Kişisel gelişim, sürekli kazanma gayretini aşılarken, İslam ise dava adamı, infak insanı yetiştirmenin çabası içindedir.

 

11)Olgun insan başına gelen her türlü zorlukları, imtihanın bir parçası olarak görür ve sabreder. Başına gelenlerden başkasını sorumlu tutma ve suçlama düşüncesi içinde değildir. Her musibette “acaba neyi eksik yaptım?” diye kendi kendinin muhasebesini yapar. Başkalarının hata ve sorumluluklarından ziyade kendi hata ve sorumluluklarını ön plana alır.

 

12)Aile bireylerini Allah’ın kendine verdiği bir yol arkadaşı olarak görür ve onların acı ve tatlı günlerinde yanlarında olur. Onlara kol kanat gerer. Ailenin her ferdini ateşten korumak için çırpınır. Evini bir otel değil, her türlü kötülüğe ve zorluğa karşı bir sığınak, bir huzur yurdu yapmak için gayret eder.

 

13)Arkadaş edinmekten daha çok, dost edinmektir asıl hedefi. Edindiği dostları ona Allah’ı hatırlatan dostlardır. Kalbinden çevreye huzur saçan ve gerektiğinde kendini uyaran dostlar edinir.

 

14)Kendisine yani insanlığa gönderilmiş olan mektubu (Kuran-ı Kerimi) hayat nizamının kaynağı olarak görür ve O’nda olan ne varsa en ince ayrıntısına kadar öğrenme ve hayatına tatbik etmek için çalışır. Okuduğu her kitabı, en büyük kitabı anlayabilmek için okur. (Okunacak kitapları seçerken buna dikkat eder)

 

15)Yüreğini ve zihnini çözümden yana kullanır, sorundan yana değil. Her zaman çözüm ve yol gösterici olmanın gayreti içindedir. Amacı problem olmak değil, var olan problemleri çözmektir.

 

16)Hedef adamı prensipleri olan ve bu prensipler doğrultusunda yaşayan insandır. Hayatı başıboşluk ve rüzgarın önünde savrulan yaprak misali yaşamaz. Küçük çıkarlar uğruna düsturlarından asla feragat etmez. Dik durmasını ve omurgalı durmasını bilir.

 

17)İnsanı Kamil, en iyi çevrecidir. Ortak yaşadığı dünyayı kirletmekten ve kulların hakkını yemekten çekinir. Allah’ın bahşettiği doğayı en güzel şekilde muhafaza etmek için üstün çaba sarf eder. Temizlik onun için imandan bir parçadır.

 

18)Dostları onu güler yüzü ve muhabbeti için arar. Kavgacı ve geçimsiz değildir. Büyüklerine saygı ve hürmet, küçüklerine sevgi ve hoşgörü ile hareket eder. O herkese karşı dostça bir düşünce içindedir. Düşmanlık, çekememezlik, kıskançlık onun semtine uğramaz.

 

19)Yardım etme fırsatını kaçırmaz. Zor zamanların adamıdır. Darda kalanlara yardım ve şefkat elini uzatır. Almaktan ziyade vermenin lezzetine varmıştır. Ancak sağ elinin verdiğini sol eli duymayacak şekilde verir. Verdiği insanları mahcup etmez ve rencide olmaması için büyük bir incelikle hareket eder.

 

20)Kullara karşı görevlerini yerine getirirken, kulluğunu da unutmaz. İbadetlerini aşkla ve huşu ile yapmaya çalışır. Devamlı kulluk şuuru içinde olma ve O’nun huzurunda bulunduğu bilinci ile hareket eder. Gaflet ve boş bulunma gibi arazlardan kendini korur.

 

21)Her insanın bir saygınlığı ve hayat filmi olduğunu düşünür. İletişim kanallarını sürekli açık tutar. Farklı kökenli insanların farklı tecrübelerinden yararlanmaya çalışır. Her insandan alınacak dersler olduğunu bilir ve insanlara birer öğretici gibi davranır.

 

22)Yaşamında Cuma gününün ayrı bir yeri vardır. O günü bir format ve yenilenme, yeniden şuurlanma, yeni bir sayfa açma günü olarak görür. Bu fırsatı kaçırmaz.

 

23)Hal, hareket, giyim, konuşma ve yüzünde en yüce varlığın yeryüzündeki temsilcisi olma düşüncesi hakimdir. Bir anının bile boş bırakılmadığını, her anının kayıt altına alındığını bilerek yaşar. Her zaman yeni bir soru, yeni bir imtihan gelebileceğini düşünerek hassasiyetle yaşar.

 

24)Zamanın kendisine verilmiş en önemli nimet olduğunu bilir, onu israf etmemek ve boşa geçirmemek için elinden geleni fazlasıyla yapar. Onun hayatında boş işler, boş zaman ve zaman öldürmek diye bir şey yoktur.

 

25)Her işte ölçülü davranır. Espirilidir ancak şaklaban değildir. Nüktedanlık yapar ama laubali olmaz. Şaka yaparken bile dürüst ve seviyeli davranır. İnsanları kırmamak için hassas davranır.

 

26)Hedef adamı, eleştirilmekten korkmaz. Hatası söylendiğinde buna kızmaz, değerlendirir. Hatalardan ders almasını bilir. Her olay, her olumsuzluk onun için kendini yenilemek için bir fırsattır. Yaşamda hatalar yoktur, yalnızca dersler vardır.

 

27)Dava adamı, konuşması gerektiğinde konuşur. Her düşündüğünü söylemez fakat her söylediğini düşünerek söyler. Ne zaman konuşup, ne zaman susacağ


Yukar